AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Güzel Yanlış

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Isadora D'alora
Ravenclaw
avatar

Mesaj Sayısı : 5
Galleon : 9
Kayıt tarihi : 19/08/09

MesajKonu: Güzel Yanlış   Perş. Ağus. 20, 2009 11:09 pm


''Hey Isadora! Bu kadar seksi olmayı nasıl başarıyorsun? Merlin'in kusmuğu, Adolf deliye dönecek!''
''Kapa çeneni Sam. Yoksa gelir aklını başından alırım, altına yaptığını tüm Ravenclaw öğrenir.''
''Sürtük.''
''Pislik.''
Tiz bir kahkaha attı Isadora. Çocuğa delici ve tehditkâr bir bakışla bakıp, ona sürtünerek yanından geçti. Çocuğun ellerinin ona sarılmak için havalandığını, utanmasa onu öpeceğini biliyordu. Ama Sam mi bunu yapacaktı? Çiğnerim seni. ''Görüşürüz Samy,'' ateşli bir sesle çocuğa veda etti ve kırıtarak ortak salondan çıktı. Sam'in, arkasından onu izlediğini biliyordu. Çocuğu azdırmak, daha doğrusu ona işkence çektirmek hoşuna gidiyordu. Ah Isadora, lanetsin kızım. Kısa bir keyif kahkası daha attı ve Adolf'un onu beklediği avluya doğru, merdivenlerden inmeye başladı. Üzerindeki deri mini eteği ve delik deşik kilotlu çorabıyla, Sam söylemeden önce de hayli seksi olduğunu biliyordu. Boşuna onun için delirmiyorlardı. Büyük ve plastik mavisi gözlerine siyah kalem çekmişti. Adolf'un en sevdiğinden. En yakın arkadaşlarından birine aşıktı, ne aptallık değil mi? Çocuğa tek kelimeyle ölüyordu. Tek ölende o değildi hani ama Isadora bildiklerinin gizlice canına okumuştu. Nasıl canına okuduğu ise onda saklıydı, Carmelita bile bilmiyordu. Gülümsemesine devam ederek, deri ceketine sarınmış kollarını, göğüs hizasında kavuşturdu. Deri, askeri çizmeleri taş merdivenlerde ses çıkartıyordu, bu da Isadora'nın hayli sevdiği bir şeydi. ''Isadora, birgün kalp krizi geçirirsem bunun sebebi sen olacaksın.'' Gözlerini çizmelerinden alıp, sesin sahibine, birkaç basamak aşağıda ona hayranlıkla bakan Stephen'e çevirdi. Gayet sakin basamakları inmeye devam ederken, çocuğu çıldırtıcı bir ses tonuyla cevapladı. ''Stephen bunu biliyorum tatlım. Ama eğer önümden çekilmezssen, anında kalp krizi geçirmene neden olacağım.'' Çocuğun beklenti dolu gözlerine bakıp gülümseyerek, ona öpücük yolladı. Stephen heyecanla merdivenlerin trabzanına kalçasını yaslarken, kız umursamadan merdivenleri inmeye devam etti, adımlarını hızlandırarak.
Kimseyi takmadan ve ona laf atanlara cevap vermeyerek -ki bu garipti- avluya ulaştı. Bir an önce Adolf'u görmek istiyor, bedeni ona dokunmak için çırpınıyordu. Kendini kontrol et aptal. Çocuk seni sadece arkadaş olarak görüyor. Ve bu sadece basit bir içki içimi. Ne kadar basit olmasını istemesende. Derin bir nefes verdi ve yüzünü buruşturdu. Adolf'un onu beğenip beğenmediğini dahi bilmiyordu. Gerçi okulun yarısı ona hastaydı ama güzellik herkese göre göreceli bir kavramdı. Lanet olsun. Çocuk ona sırtını dönmüş, uzaklara bakıyordu. Isadora, heyecanla saçlarını ve eteğini düzeltti. Hızlıca ceketinin cebinden parlatıcısını çıkardı ama elleri titrerken sürmesi zor olmuştu. Herkese dili pabuç kadar olan ve kendinden emin Isadora'ya da bakın hele. Parlatıcısını tekrar cebine koydu ve derin bir nefes aldı. Gözlerini açtığında Adolf -doğal olarak- aynı duruyordu. Bedenine ter basarken ve ensesinin kızarmaya başladığını hissederken, Adolf'a yaklaştı. Çocuğun yarım metre ilerisinden bile ciğerlerine işleyen kokusuna kapılmamaya çalışarak ve sesinin düzgün çıkmasına dua ederek, ''hey selam,'' dedi. Çocuğun, siyah bir tişörtle kaplanmış sırtına ellerini koymamak için, kollarını göğsünde birleştirdi ve çocuk ona dönmeden önce, sakinleşmeye çalıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Adolf Maynard Griswald
Slytherin, VII. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 6
Galleon : 10
Kayıt tarihi : 19/08/09
Savaş Tarafı : Güvercinler.

MesajKonu: Geri: Güzel Yanlış   Perş. Ağus. 20, 2009 11:36 pm

Aynada yansıyan yüzünde gördüğü pürüzsüzlük hoşuna gidiyordu. Yeni yeni çıkmaya başlayan sakallarını yok etmek, sıkıcı bir işti fakat gerekliydi de. Okul henüz açılmamıştı ve Isadora ile buluşmaya gidecekti. Açıkçası geçen zaman, sıkıcılığı ile kendisini boğmak ile meşguldü. Ve bu sıkıcılığı atlatmak, ancak birkaç dostu ile görüşerek mümkün olabilirdi. Bu dostlar kervanının ilki olan Isadora, göze çarpan güzelliği ve insanı çeken cazibesi ile kendisine zor anlar yaşatsa da; onun yanında mutluydu. Kasıntılıktan uzaktı; olması gerektiği gibiydi. Yüzünde uyguladığı birkaç mimikten sonra, dişlerini fırçaladı. Üzerinde duran siyah tişörtünün üzerine, mavi renkteki parfümü resmen boşaltırcasına sıktı. Gidecekleri yer pek tekin bir yer değildi; bu düşünce aklının bir köşesine yerleşmişti şimdi. Ama tenha sayılabilecek bir yerdi. Ne kadar az insan, o kadar az can sıkıntısı. Parfüm şişesini yerine koydu; aynaya doğru hafif bir tebessüm attı. Narsist birisiydi Adolf; evet ne yazık ki. Kendisine tapıyordu resmen. Ama tapmaması için bir sebep de yoktu ki. O diğerleri gibi, kendisini alçaltıp; başkaları tarafından yüceltilmekle uğraşmanın çok saçma olduğunu düşünürdü. Neyse o. O da herkes gibi kendince mükemmeldi ve bu düşünce onu, narsist kılıyordu. Tabi, başkalarının ne düşündüğü de çok umrundaydı. Bir kahkaha attı ve lavabodan çıktı.

Aşağı kata, salona indiğinde; şömineye doğru yöneldi. Şöminenin yanında bulunan uçuç tozundan bir avuç kadar aldı ve ailesine bakma gereği bile duymadan, şöminenin içerisine girdi. "Knockturn Yolu" Yeşil ışığın parlayıp, kendisini ortadan yok etmesinden sonra, içine girdiği girdap ve yüksek basınç bedeninin isyan etmesine yol açıyor; başının dönmesine neden oluyordu. Ayakları zemine temas ettikten sonra, Burgin and Burkes'da olduğunu anladı. Şömineden çıktı ve yaşlı adam selam verdi. Ardından, şöminesini temiz tutması gerektiği konusunda birkaç söz söyledikten sonra; aynanın karşısına geçti ve üstüne çeki düzen verdi. Dükkandan çıktı ve Knockturn Yolu'ndaki herbiri birbirinden farklı tiplerin arasına karıştı.

Buluşacakları yer 'Zehirli Mum' adlı bir bardı. Öyle çok kişi bulunmazdı; Adolf buraya daha önce de gelmişti. Mümkün olduğu kadar da sık gelirdi. Gelirlerdi. Hem sahibini de tanıması, rahat olmasını sağlıyordu; hem de bir durumda kendisini uyarıp önceden tedbir almasına yardımcı oluyordu. Barın gül ağacından yapılmış eski ahşap kapıyı itekledi ve yine dükkanı boş gördü. Gülümsedi ve yaşlı adama, neşeli bir sesle seslendi.
"Hey Roger. Bakıyorum da tek müşterin benim ha?" Adamın üzgün tebessümünden, çok şey anladı. Gülümsemesine son verdi ve bardakları temizleyen yaşlı adamın karşısına oturdu. Bir adet Scotch viski istedi; barmenin içkiyi katışını izledi. Ardından da en sevdiği müzikleri çalmak için arka odaya geçişini. Acaba babasının desteği olmasaydı; bu adam burayı daha ne kadar açık tutabilirdi merak ediyordu. Viskisinden bir yudum aldı; boğazının yandığını hissetti. Burnuna doluşan koku, viskiden mi geliyordu yoksa başka bir şey miydi? Çünkü yeterince baş döndürücüydü.

''Hey selam,'' Tanıdık ses kulağına ilişince, yüzünde büyük bir tebessüm oluştu ve gözleri kısıldı. Taburede arkasına döndü ve Isadora'yı süzmeye başladı. Çıldırtıcı bir şekilde giyinmişti. Kafasını hafifçe salladı ve gözlerini devirdi. "Selam. Küçük hanım teşrif ettiler demek ki. Ben de salak ev cinimizin, mektubu size getiremeyeceğinden korkuyordum. Ama bir hata yapmış, başarmış." Uzunca konuşarak, kelimelerin arasında kaybolmak istiyordu. Hatta mümkünse saçmalamak. Aksi takdirde, kontrolünü yitirebilirdi. "Oturmaz mısın?" Eliyle yanındaki tabureyi gösterdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Güzel Yanlış
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: İngiltere :: Knockturn Yolu  :: Zehirli Mum-
Buraya geçin: