AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Aislinn & Isadora

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Aislinn Clara Schwëxt
Hufflepuff
avatar

Mesaj Sayısı : 3
Galleon : 7
Kayıt tarihi : 19/08/09
Savaş Tarafı : İyilik.

MesajKonu: Aislinn & Isadora   Çarş. Ağus. 19, 2009 11:30 pm

Isadora D'alora adlı üyelikte bana aittir. O yüzden Aislinn'e verilen puanı o üyeliğimede yazarsanız memnun olurum^^.

''Tanrım, biraz daha bu şekilde yatarsam uyuyacağım. O zaman mutfağa gidemem. O zaman Carmy beni öldürür. O zaman ne yapmak lazım? Kalkıp, gitmek lazım. Hadi Isadora, kaldır şu lanet ****nı!'' Sesini yükseltmemeye çalışarak, fısır fısır konuşuyor; bedenini ve beynini hareketlendirmeye çalışıyordu. En sevdiği şekilde kurulmuştu sıcacık yatağına, bu yüzden beyni talimatlarına uymuyor, daha çok uykusu geliyordu. Ama o buna aldanmamaya çalışarak ve kendini zorlayarak yatağında döndü, beline sert bir cisim batınca, otomatik olarak elini oraya götürdü ve dokunduğu şeyin, gece uyumaması için okuduğu kitap olduğunu anladı. Kitabı kaldırdı ve ne kadar ağır olduğunu anlayınca, bıraktı. Kitap yatağın kenarına çarpıp, yere düştü. Oldukça fazla ses çıkarmıştı. Isadora bir an öylece kalakaldı ve yaptığı aptallığın, birilerini uyandırıp, uyandırmadığına baktı. Özellikle gözleri Cornelia'ya odaklanmıştı. Ama kimsede bir kıpırtı görmeyince, derin bir nefes alıp, ucuz atlattın gerizekalı diye düşündü. Kalbi heyecandan hızlanmaya başlarken, Isadora yavaşça yatağından indi. Dilini farkında olmadan dışarı çıkartıp, yerdeki kitabı aldı ve yatağının üzerine koydu. Ardından kendi kendine şşşiii yaparak, yatağının içinde asasını aradı. Anında bulduğu asasına ''lumos'' diye fısıldadı ve neredeyse zifiri karanlık olan yatakhanenin biraz olsun aydınlanmasını sağladı. Yavaşça kendi etrafında döndü ve hemen yan yatağında yatmakta olan Cornelia'ya ya baktı. Kızın gayet masum ve tatlı bir şekilde uyuması, Isadora'yı rahatsız etti. İçinden deli gibi bağırıp onu uyandırmak geçsede, kendine hakim oldu ve ona sadece dil çıkardı. Sonra birbir zahmetle yatağının altına soktuğu kıyafetlerini buldu ve giydi. Boş çantasını da eline alıp, yatakhaneye tekrar göz gezdirdi. Yine kimsede bir kımıldama göremeyince, parmak uçlarında yatakhaneden çıktı, ortak salona inen merdivenlerden indi ve ortak salondan hızla geçerek kendini, loş koridora attı.
Ses çıkarmamaya özen göstererek yürürken, bu dahihane fikrin ona ait olduğunu düşünüyordu. Gerçi Carmelita'dan da çıkmış olabilirdi, ancak bunu kabul etmedi Isadora. Bu tip afacanlıkları en son dördüncü sınıfta yapmışlardı ve kız ancak o zaman anladı; beşinci sınıfı ne kadar salakça geçirdiklerini. Bütün yıl salak salak oturmuşlardı, hiç birşey yapmadan! İnanası gelmiyordu ama doğruydu. Hep senin yüzünden Carmy! Bütün yıl inek inek oturduk! Gözlerini koridorlardaki tablolara çevirirken, asasından çıkan ışık onları rahatsız edip, uyandırmasın diye, kız asasını aşağıda tutuyordu. Her an birine çarpabilir, biri onu görebilirdi. Ancak şükür ki, büyük salonla aynı kattaydılar, çok yürümesi gerekmiyordu. Nihayet büyük salonun kapısına vardığında, hafif aralık olduğunu gördü. Kimin gelmiş olduğunu merak ederek içeriye girerken, Alex'i istediğini fark etti. Budalalık yapma Isadora! Onun şap şup sevgilisi var! Peh! Gözlerini kısarak, sadece beş meşalenin aydınlattığı büyük salonda, profesörlerin masasında oturan kişiyi görmeye çalıştı. Çok çabalamasına gerek kalmadan onun Alex olduğunu anlamıştı. Bedeni heyecanla, ani bir titreme geçirirken, ruhuna karşı gelmeye çalışıyordu kız. Ama gülümsemesini engelleyememişti. Alex'in yanında, boş olan bir sandalyeye oturdu; büyük salon gerçektende büyük görünüyordu oradan. Kimin sandalyesine oturduğunu merak etti, umarım Black'indir, yavaşça kıkırdadı kız. Pantolonunun cebinden sigara paketini çıkartırken, kekeleyerek nasıl olduğuna soran Alex'e garip garip baktı Isadora. Şaşkın bir sesle, ''iyiyim Alex, sen nasılsın? Neyin var senin,'' dedi. Şap şupamı rastladın yoksa? Haa, açsın demek Carmy mi? Çocuğun mavi gözlerina kapılmamaya çalışarak, ''birazdan burada olur, sigara ister misin,'' diye sordu. Sigarayla dikkatinin dağılmasına izin vermişti, hızla sigarasını yakıp, derin bir nefes aldı Isadora. Aferim sana kız! Kusura bakma Alex, ben bağımlıyım, sigara içmeden duramıyorum, böö! dedi içinden ve Carmelita'nın tam o anda içeriye girdiğini gördü. Sonunda! Aslında çok beklememişlerdi ama bunun tam tersini ona söylemeye karar verdi. Masadan kalkıp, Alex'le birlikte Carmy'e doğru yürürken, Alex'le yan yana nasıl göründüklerini merak etmekten alamadı kendini. Aklından bu tip aptal düşünceleri uzaklaştırmaya çalışarak, ikizinin kendisine sarılmasına izin verdi. Farkında olmadan bitirdiği sigarasının izmaritini hatıra diye cebine attı ve yürümeye başlayan ikiliye katıldı. ''Evet, şimdi mutafağa gidiyoruz ve birkaç güzel şey aşırıyoruz.'' Ne kadar acıktığını konuşunca, hayretle fark etti Isadora, elini midesinin üzerinde gezdirirken, birazdan besleyeceğim seni tatlım diye mırıldanıyordu. Carmelita'nın elini tutmasıyla vuu sevgilim diye mırıldandı ve gülümsedi. Ufaklığından beri Carmy, onun elini tutmayı severdi. Koca kız olmuştu ama hâlâ vazgeçememişti bu huyundan.
Akıllarından binbir türlü yakalanma sahnesi geçerken, nihayet mutfağa varmışlardı. Buna apaçık şans denirdi işte! Isadora iyice keyiflenirken, ikizinin elini bıraktı ve ona bakan birbirinden güzel çöreklere yöneldi. Alex'in konuşmasını duymamazlıktan gelirken, eline aldığı yiyecekleri, diğer elinde tuttuğu ve açtığı çantasına atmaya başladı. Onlar öylece yuvarlayıp, ezildiklerini görmek hoşuna gitmiyordu ama yapacak başka bir şey yoktu,acele etmesi gerekiyordu. Birkaç saniye sonra yanında bir eksiklik fark etti ve etrafına baktı. Carmelita'nın ayakta dikildiğini görünce, sinirlenmemek için kendini zor tuttu ve kendini zorlayarak tatlı bir dille konuşmaya başladı. ''Hey, Carmelita. Ne yapıyorsun sen öyle? Gel de bize yardım et. Çabuk ol.'' Kardeşinin cevabına güldü ve aferim anlamında başını sallayarak işine geri döndü. Eline gelen çikolatalı çöreği olduğu gibi ağzına attı ve çiğnemeye başladı. Bunu gören Carmy kıkırdayınca, oda ağzının el verdiğince kıkırdamaya başladı ve Alex'te onlara katılmıştı. Eğlence diye buna derim ben! Hah, salak Corny, uyu sen mışıl mışıl! Carmelita'nın ağzına kendi eliyle götürmeye başladığı çörekle, kapı tarafından gelen sesle, donup kaldı Isadora. Bir profesör olmasın, bir profesör olmasın. Carmy'nin iç karartıcı ve bir o kadar sinir edici konuşmasına hiç birşey diyemedi. Başka zaman olsa ağzının payını verirdi. Alex'in parmaklarıyla Carmy'nin dudaklarına dokunmasını kıskanırken, başını kaldırmaya çalışan Carmy'nin, onun ağzına doğru götürdüğü çöreği çantasına atarak, kızın bileğini hızla kavradı Isadora. ''Ne yapıyorsun sen?'' ''Kapa çeneni Carmelita! Yoksa yakalanacağız!'' Nasıl Ravenclaw oldun sen, bu zekayla?! Alex'in cebinden asasını çıkardığını ve sesin geldiği yöne doğru ilerlediğini gördü Isadora. Aman tanrım, şimdi yakalanacağız! ''Hey korkmayın sadece küçük bir fare, kimseye yakalanmadık.'' Derin bir nefes aldı Isadora ve ikizinin bileğini bıraktı. Başını sallayarak, ''ohh iyi bari, yakalandık diye ödüm koptu'' dedi. Doğruya doğru korkmuştu. Alex'e bakıp gülümsedi ama çocuğun gözleriyle buluşmak istemediği için başını çöreklere çevirdi ve eskisinden daha büyük bir hızla onları çantasına atmaya başladı. Carmelita'nın bu işlevi iki eliyle yaptığını görünce sırıttı ona ve omzuyla kıza vurup, tırnaklarını işaret etti. Carmelita'nın hamurla dolmuş tırnaklarına korkuyla bakması, az daha Isadora'nın büyük ve gürültülü bir kahkaha atmasına yol açacaktı ama kız kendini tuttu. Bunun yerine Alex'in çantasının fermuarını çektiğini ve ayağa kalktığını gördü. Oda çantasına çörek doldurmayı bıraktı ve ayağa kalktı. Mutfağa şöyle bir göz gezdirdiğinde aslında başka yiyeceklerin olduğunuda gördü. Ancak korkudan daha ileriye gidememişlerdi. Ne korkağız! ''Hadi kızlar! Bitmedi mi daha?'' ''Tamam bitti, hadi gidelim. Isadora.'' Alex'e ve ikizine dönen kız tamam anlamında başını salladı ve üçlü ayak uçlarına basarak mutfağın çıkışına doğru ilerledi. Önce Carmelita dışarıya çıkmıştı. Sonra hadi anlamında Alex'in elini belinde hissetti Isadora. Bir an ne yapacağını şaşırsada, kendini toplayıp, mutfaktan çıktı. Carmelita'nın ona doğru uzattığı hamurlu elini tuttu ve üçlü, gün doğumunu seyretmek üzere göl kenarına doğru yürümeye başladı. Güzel vakit geçireceğini düşünüyordu Isadora, kimseye yakalanmadan varırız. Ancak hiçte öyle olmayacaktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Creatura
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 53
Galleon : 125
Kayıt tarihi : 09/08/09
Savaş Tarafı : Aydınlık

Kişisel Bilgiler
Quidditch Konumu:
Özel Yetenek:

MesajKonu: Geri: Aislinn & Isadora   Çarş. Ağus. 19, 2009 11:33 pm

Değerlendiriliyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ateskadehi-rpg.turkforumpro.com
Creatura
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 53
Galleon : 125
Kayıt tarihi : 09/08/09
Savaş Tarafı : Aydınlık

Kişisel Bilgiler
Quidditch Konumu:
Özel Yetenek:

MesajKonu: Geri: Aislinn & Isadora   Çarş. Ağus. 19, 2009 11:38 pm

=100
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ateskadehi-rpg.turkforumpro.com
 
Aislinn & Isadora
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Karakter Bölgesi :: Rpg Kutusu :: Değerlendirme-
Buraya geçin: