AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Vampir Alımları &

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Creatura
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 53
Galleon : 125
Kayıt tarihi : 09/08/09
Savaş Tarafı : Aydınlık

Kişisel Bilgiler
Quidditch Konumu:
Özel Yetenek:

MesajKonu: Vampir Alımları &   Çarş. Ağus. 12, 2009 5:51 pm

Vampir kurgusu; Twilight kurgusu olarak ayarlanmıştır. Bunun sebebi vampirlerin daha fazla rol yapabilme özelliği kazanmasıdır. Sadece safkan vampirlerin özel güçleri olacaktır.
* Bir özel gücün en fazla 3 kullanıcısı olabilir.

~~Kadro;
2 Öğrenci; (Yarı İnsan, Yarı Vampir)
4 Yetişkin; Meslek Edinebilirler (Yarı İnsan, Yarı Vampir)
4 Öğrenci; Öğrencilik yapamazlar. (Safkan Vampir)
10 Yetişkin; Meslek Edinemezler. (Safkan Vampir)


Alıntı :
Bu özellik üzerine oluşturduğunuz, oluşturacağınız kurgu;
Nasıl bir vampir olmak istiyorsunuz?; Safkan vampir / Yarı İnsan, Yarı Vampir?
Safkansanız, hangi özellik? (Sadece Safkanlarda)

Özel Güçler;
- Düşünceden acı çektirme.
- Hissizlik.
- Bir düşünceye odaklanma.
- İz sürücü.
- Kalkan görevi görme.
- Ölümlü çekme.
- Ailesel, arkadaşsal bağı anlayabilme.
- Bağ koparma.
- Sözcüklerin doğruluğunu anlama.
- Özel yeteneği anlama.
- Elektrik vererek acı çektirme.
- Beden kalkanı.
- 4 Elemente hüküm sürmek, Astianola.
- İlizyon gösterme
- Düşünce okuma, odaklanma yok.
- Ruh halini hissetme, değiştirme.
- Konsantre ile olayları değiştirme.
- Dokunarak duyguları anlama, anlatma.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ateskadehi-rpg.turkforumpro.com
Annette Julie De Annorie
Ravenclaw
avatar

Mesaj Sayısı : 11
Galleon : 17
Kayıt tarihi : 19/08/09
Karakter Yaşı : 21
Savaş Tarafı : Tarafsız.

Kişisel Bilgiler
Quidditch Konumu:
Özel Yetenek: Vampir

MesajKonu: Geri: Vampir Alımları &   Perş. Ağus. 20, 2009 12:32 am

* Bu özellik üzerine oluşturduğunuz, oluşturacağınız kurgu;
Gözlerimi karanlık bir odaya açtım, pencereden görüldüğü kadarıyla dışarısı oldukça soğuktu. Yağmur damlaları hafifçe yeryüzüne inerken yine dadımla başbaşaydım. Annem beni doğururken ölmüştü. Babamın ise nerede olduğunu hiç bilmiyordum, ne olduğunu. Sadece ailem diyebileceğim tek insan teyzem ve dadım vardı. Zamanımın çoğunu dadımla geçirir akşam da bir muggle olan teyzemle sohbet ederdik ve herkes odasına çekilirdi. Günlerden bir gün sebepsiz bir şekilde boğazımda çok güçlü bir susuzluk hissettim, çok güçlü ve karşı konulamazdı. Deliye döndüm, hareketlerim kontrol edebileceğim türden hareketler değildi adeta. Kendimi kaybetmiş ve dadımı ellerimle ölümün eşiğine getirmiştim. Tam onda kapıdan içeri giren teyzem hızla dadımı kucakladı ve en yakındaki hastahaneye götürmeye çabaladı. Dadımı bir daha göremedim, ağır yaralıydı. İyileştiğinde de bizden kaçmıştı sanırım. Teyzem geçirdiği her güne lanetler sayarken bana tavan arasında bir oda ayarladı, beni görmek istemiyordu asla. Onun hizmetçisi olmuştum, her işini ben yapıyordum. Utanmasa tuvalete bile ben götürecektim onu. Ta ki Hogwarts kabul mektubumu alana kadar, diğerlerinden farklı olarak bir ek daha vardı mektupta. Vampirdim. Yarı insan, yarı vampirdim. Bu her şeyi açıklıyordu, en ince ayrıntısına kadar. Hem yemek, hem kan! Ayrıca dadımı da açıklıyordu, muggle insanların böyle olduklarını bilmiyordum. Bilsem yapmazdım da. Teyzemin ağzını biraz aradım, tabi bu baya zor oldu ve babam olacak gerizekalı safkan vampirin annem gibi bir muggle'ı hamile bırakıp kaçtığını öğrenmiştim. Ben, ben sadece bir hataydım. Yıllardır boşu boşuna yaşamış bir vücuttum, ben bir hiçtim. Yine de kendimi onlardan soyutladım, Hogwarts'a gitmeye karar vermiştim. Hogwarts'a gitmeden önce de ailenin çoğunluğunu vampirlerin oluşturduğu güzel bir aileye evlatlık gittim. Tek mutluluğum, hala yaşıyor olmam ve insan öldürmemem.

* Nasıl bir vampir olmak istiyorsunuz?; Safkan vampir / Yarı İnsan, Yarı Vampir?
Yarı İnsan Yarı Vampir. İleride tam.


En son Annette Julie De Annorie tarafından Cuma Ağus. 21, 2009 4:23 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi (Sebep : Editlemek xD)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dionysius Rudolphus
Şuan bir muggle'sınız. En kısa zamanda rütbe edininiz.
Şuan bir muggle'sınız. En kısa zamanda rütbe edininiz.


Mesaj Sayısı : 6
Galleon : 8
Kayıt tarihi : 20/08/09
Savaş Tarafı : Aydınlık

MesajKonu: Geri: Vampir Alımları &   Perş. Ağus. 20, 2009 6:11 pm

Safkan vampir olduğunuz taktirde; devam etmeniz mümkün gözükmüyor. Zaten açıkça belirtilmiş.

Bu özellik üzerine oluşturduğunuz, oluşturacağınız kurgu;
16 Eylül'de doğmuşum. Tam 16 Eylül. 16 Eylülün ne anlama geldiğini bilir misin? O tarih sonbahara denk düşer. Bence, sonbahar bir mevsim değildir. Yaz ile kış arasındaki ahenkli döngüdür. Yaz mevsimi, yeni bitmektedir. İnsanlar dinlenmekten yorulmuşlardır. Yeryüzü de bu döngüden... Her tarafta farklı tarihte gerçekleşir. Yerüyüzü ayrı bir güzeldir, daha süslü gibi gelir insana. Asla, ilkbahar gibi değildir. O; sadeliği sever. Kış gibi de kapkaranlık değildir. O yerli yerinde; gizemli bir kavramdır. Yemyeşil yapraklar eylül ayının ortalarına doğru sararmaya başlar, bilir misin? Bazıları dayanamaz da yere düşer. O sarı rengini gördün mü hiç? Ben gözümü açar açmaz onları gördüm. Yatağım oldu onlar benim; belki de anne kucağım. Annem, doğumuma az bir süre kala yaşamını bir ormanda sürdürmüş. Neden mi? Çok basit bir nedeni var. O yıllardaki taraf kavgaları... Ailem Aydınlık Taraf'ta, sevilen ve sayılan biriymiş anlatılana göre. Annemin sarışın olduğunu duydum. Babam esmermiş. Ah, bir de ablam varmış. Anlatılana göre o da benim gibiymiş. Kömür rengi saçları ve renkli gözleri... Ailemi hiçbir zaman görmedim. Bana bunları şuan yanlarında kaldığım üvey ailem anlattı. Anlamaya, konuşmaya çalıştığım; küçük bir çocukken anlatmadı bunu. Sanırım anlatmayacaktı da. Sır kalacaktı, üstü örtülecek bir sır. Benim düşüncesizliğim tüm planları alt üst etmişti. Herşey bitmişti... Oysa ben ailemde, üvey olduğumu nereden bilebilirdim ki? Her şey, hem de her şey mükemmel gidiyordu. Her şeye sahip bir ailem vardı. Bana hiç de yabancı değillerdi onlar. Annemin hamileyken çekindiği fotoğraflar başucumda duruyordu. Pürüzsüz bir tabloda eksik olan bir şey vardı; benim yokluğum... Rudolphus ailesi bensiz üç kişiden oluşuyor. Bayan Splendid annem oluyordu. Bay Nevinovat da babam. Vichroné ise onların öz oğulları. Roné diyorum ona, aynı yaştayız ama o benden birkaç ay büyük. Benden daha küçük göstermesine rağmen. Splendid'ın ve Nevinovat'ın aile anlayışına bir şey söyleyemem. Oldukça iyi biriler. Onca sene beni öz oğuları gibi yetiştirmişler. Zaten bunca sene anlamadım ya? Rudolphus dediklerinde aklıma ilk gelen Roné oldu her zaman. Ona karşı kardeşlikten daha öte bir sevgi duydum. Kesinlikle günahtı yaptığım. Ama, onun da aynı duyguları beslediğinden emindim. İkimiz de günahkardık. Onun hiçbir zaman başka bir ırktan olduğunu anlamamıştım. O günlerden biriydi, öz sandığım kardeşimle bir gün geçirmek için zindana inmiştim. Zindan dediğime bakmayın, bir şatoda yaşamıyordum. Gayet mütevazi ve görsellikten uzak kalmış bir evdi. Roné, zindanda kalıyordu çoğu zaman. Bunu ona sorduğumda karanlıktan hoşlandığını söylüyordu. İlginçti, eğer karanlıktan hoşlanma düşüncesi buysa ondan çoğu zaman korkuyordum. Zaten birbirimize hiç de benzemiyorduk. O kumraldı, ela gözleri vardı. Değişken bir özelliği varmış gibi gözlerinin rengini değiştiriyordu. Kıpkırmızı bile oluyorlardı. Ben ise; bu özellikten yoksundum. Ona hiç benzemiyordum. Kömür gibi saçlarım ona gayet tersti. Uhm, zindandan bahsediyorduk. Zindana inmiştim, sabaha karşıydı; şakaf söküyor olmalıydı belki de. Onu istemiştim yanımda, yine konuşmayı ve ona sarılmayı istemiştim. Bir insan kardeşini böyle bir duyguyla sevebilir miydi? Hata yaptığımı biliyordum, duygularım Tanrı'ya ters düşüyordu. Birinin bu oyundan çekilmesi gerekiyordu. Merdivenleri o alacakaranlıkta zorlukla indim. Üçüncü sınıfta olduğum için büyü yapmam yasaktı, reşit değildim. Merdivenler gayet pürüzlüydü ve inmeme yardımcıydılar. O gün, her şey onun lehine işliyordu. Loş bir ortama indim. Burayı gayet iyi biliyordum tabii ki. Az sonra bir koridordan geçecektim ve Roné'a ulaşacaktım. Dar koridora keskin bir kan kokusu yayılıyordu. Kandan nefret ederdim, midem bulanmaya, başım dönmeye başlamıştı. Aklımın çok az bir kısmı ise Roné'a bir şey olduğu kanısındaydı. Soğuk duvara yüzümü yasladım ve kendime gelmeye çalıştım. İyi hissettiğim anda kapıyı hışımla açmıştım. Gözlerim, beynimin ötesinde görüntülerle karşı karşıya gelmişti. Bomboş odada sadece ikimiz vardık, eşyalar parçalanmıştı, herbir yeri soyulmuş ve kırılmıştı. Yutkundum, önümdeki devasa şekle baktım. Gerilemek isterken sendeledim. Karşımdaki bir vampirdi. Kaçmalıydım biliyordum. Bu kadın her kimse Rone'umu yok etmişti. Eğer asam yanımda olsaydı öğrendiğim basit büyüler onu oyalardı. Ancak yapabileceğim birşey yoktu. Kapıya koştum hızlıca, odanın ortasına hangi ara geldim bilemiyordum. Kolu tuttum; ancak sırtımda derin bir acı hissetmiştim. Yaradan akan kanlar bacaklarımdan süzülüyordu. Vampir, belimi koklamaya başladı. Acımdan kıvrınıyordum ve korkuyordum. *Ölmemeliyim, lütfen, acı bana.* diye sayıklamam da cabasıydı. Vampir o kadar devasaydı ki tek bir vuruşunda beni yere serebilirdi. Burnunu belimde hissediyordum. Kıyafetim çoktan yok edilmişti. Sıcak bir şey hissettim tenimde... Her şey hızlı olmuştu, kapı açılmış, büyüler savrulmuş, vampir diğer duvara çarpılmış ve ben taşınıyordum. Bazı sesleri duyuyordum kulağımla. Anlamak istemiyordum. Korku dolu çığlıklar, susmalarını diliyordum. Susmalılardı. Beni incitmemelilerdi. Gerçekler çarpıtılmalı ve ben unutulmalıydım. Buna katlanamazdım. İşte, bu gece her şey. Hayatımın dönüm noktası diyebileceğim olaylar. Artık ben de onlardan olmuştum ve sevdiğim kişi tarafından acıtılmış ve bir yaratığa dönüşmüştüm. Birkaç ay kimse odama yaklaşamadı, Nevinovat dışında. O, beni gerçek oğlu gibi sevdi. Bana bağlandığını gözlerinden okuyabiliyordum. Her gün benim moralimi düzeltecek şeyler fısıldadı kulağıma. Ben, acıdan gözlerimi açamıyordum. Dudaklarım ise birbirine kenetliydi. Nefesimi tutabildiğime şükrediyordum. Bu, vampirliğin tek iyi yanıydı. Eğer, çok az bile aralarsam dudaklarımı, acıyla haykıracağımı biliyordum. O yüzden hareket bile etmemekte gayret ediyordum. Kötü koktuğumu hissedebiliyordum. Sırtüstü yatıyordum ve sırtımda yanma çoktu. Bunlar gün geçtikçe gitti. Dışarıya çıktığımda herkes şaşırmıştı. İlk yaptığım şey Roné'a sarılmak oldu. Sonra ise her şey bana anlatıldı. Tepkim ne mi oldu? Sadece gülümsemek. Şuan ailemin katilleriyle aynı evi paylaşıyorum. Onlar benim şimdiki ailem. Nasıl hissettiğimi tahmin bile edemezsiniz. Onları sevmeli miyim, yoksa düşman mı kesilmeliyim onlara?
Nasıl bir vampir olmak istiyorsunuz?; Safkan vampir / Yarı İnsan, Yarı Vampir?
Yarı insan; yarı vampir. Tam dönüşme ileride gerçekleşecek.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ella Johanson
Şuan bir muggle'sınız. En kısa zamanda rütbe edininiz.
Şuan bir muggle'sınız. En kısa zamanda rütbe edininiz.


Mesaj Sayısı : 18
Galleon : 20
Kayıt tarihi : 11/08/09

Kişisel Bilgiler
Quidditch Konumu:
Özel Yetenek: Belirlenmedi.

MesajKonu: Geri: Vampir Alımları &   Cuma Ağus. 21, 2009 3:53 pm

@ Anetta; reddedildi. Kurgu çok kısa.
@ Dionysius; kabul edilmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Annette Julie De Annorie
Ravenclaw
avatar

Mesaj Sayısı : 11
Galleon : 17
Kayıt tarihi : 19/08/09
Karakter Yaşı : 21
Savaş Tarafı : Tarafsız.

Kişisel Bilgiler
Quidditch Konumu:
Özel Yetenek: Vampir

MesajKonu: Geri: Vampir Alımları &   Cuma Ağus. 21, 2009 4:23 pm

Editledim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Astianola
İksir Profesörü, Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Galleon : 32
Kayıt tarihi : 10/08/09
Karakter Yaşı : 22

Kişisel Bilgiler
Quidditch Konumu:
Özel Yetenek: Vampir

MesajKonu: Geri: Vampir Alımları &   Cuma Ağus. 21, 2009 4:25 pm

Annette, Kabul edildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Vampir Alımları &
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Animagus & Kurtadam Alımları
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» Boleyn Ailesi Alımları
» Banshee Alımları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Karakter Bölgesi :: Karakter Gelişim :: Özel Yetenekler-
Buraya geçin: